22 Aralık 2008 Pazartesi

Sevmem diyenden kork!

“Kurabiyeleri, kuru pastaları hatta poğaçaları dahi seçerek yerim. Ya da genel olarak yemem, hiç riske girmem. Kremasız biskuvileri çaya, süte batırmadan kıtır kıtır yiyebilene şaşarım. Benim için bu tip seyler tabaktan aldım bir tane, ağza attım kırk tanedir, ağızda büyür de büyür, salyamızla beslenir, yumak olur. Rezillik.” (3 -5 yıl once)

Unlu mamüllere olan bu ergen isyanım, ya Subway’in yumuşak kurabiyesiyle ya da Beypazarı’nın tereyağlı kurusuyla tanışmamla yepyeni aman vermez bir tavra dönmüştü. Yine bisküvileri kuru, kuru pastaları kupkuru bulurum lakin artık söz konusu yumuşak kurabiye ve tereyağlı kıyrık şeyler olunca, pavlovun, unlu mamülün köpeği olurum.

İşte bu yüzdendir ki, tuzlu cekerse canım beypazarı kurusu yirim, tatlı cekerse abanırım yumuşak kurabiyeye. Formumu bu diyete borçlu olurum, dozumu bilmem, haddimi aşarım. Biricik sevgilim, hayatımın anlamı, bana her ‘chocolate chunk’ kurabiye getirişinde gönlümü fazlasıyla alır, hatta bu jesti karşısında 3 den fazla olmamak kaydıyla kurabiyeleri paylaşabile-biliriz. Bazen de ‘ups yanlışlıkla’ hepsini yerim.

Tum bu hezeyanlarım yüzündendir ki kendimi utanmadan ‘hamur işi gurmesi’ addederim ve derim ki; eğer bu bloğumu okuyan birileri varsa -olursa- yakında verecegim, yeni oğrendiğim kurabiye tarifini es geçmesin.

"pastries are like jelly beans, they have variety"
John Dislike (1935 - ?)

6 yorum:

heffer dedi ki...

o kurabiyeler ki tarafımdan saniyede 4 adet olmak üzere tüketilmekte şu anda. evde her türlü teste maruz bıraktım hepsinde 100 puan 500 puan aldı. saygıyla alkışlıyorum...

nuni dedi ki...

hadi bakalım bekliyoruz tarifi...:)

selene dedi ki...

vıyh.canım cekti.

emre dedi ki...

vallahi pelincim tadi ne de guzeldir kim bilir.

Den-hur dedi ki...

ben sevmiyom.
bana cezerye, erik pestili, fıstık ezmesi falan. böyle de türküm.

Bu arada kelime doğrulama kelimem "deler"

iki parmak klavye dedi ki...

erik pestiline tamam.
ama cezerye dedin, cevizli sucuk demedin beni kaybettin!:)